Dünyanın en eski yerleşimlerinden Çatalhöyük'ten Karamanoğlu köprülerine, Apa Barajı'nın doğal güzelliklerinden yörük şölenlerine — Çumra, tarih ve kültür meraklıları için Konya'nın en zengin duraklarından biridir.
Çatalhöyük Neolitik Kenti UNESCO Dünya Mirası
İlçe merkezine 12 km uzaklıktaki Çatalhöyük, insanlığın yerleşik hayata ve tarıma geçişine tanıklık eden, yaklaşık 14 hektarlık bir Neolitik kenttir. Daha büyük olan Doğu Höyüğü, MÖ 7400–6200 arasına tarihlenen 18 yerleşim katmanından oluşur. Evlerin bitişik düzende, sokaksız inşa edilip girişlerin çatıdan sağlandığı bu benzersiz kent; duvar resimleri, kabartmaları ve heykelcikleriyle 9.000 yıl öncesinin gelişmiş sanat ve inanç dünyasını günümüze taşır.
2009'da UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne giren Çatalhöyük, 2012'de Dünya Miras Listesi'ne kabul edilmiştir. Alandaki ziyaretçi merkezi ve deneysel ev gezilebilir; kazılarda çıkarılan eserlerin önemli bölümü Konya Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir. Kazı çalışmaları hâlen sürmektedir.

Apa Barajı ve Sırçalı Mesire Yeri

İlçenin 35 km güneyindeki Apa Barajı, Çarşamba Çayı üzerinde 1957–1962 yıllarında inşa edilmiştir. Adını, Tunç Çağı'nda Anadolu'da yaşamış Luvilerin dilinde "su" anlamına gelen apa sözcüğünden alır. Göl kıyısındaki piknik alanları ve tesisleriyle özellikle yaz aylarında yoğun ilgi görür; sazan ve tatlısu levreği avlanabilen göl, olta balıkçılarının gözdesidir.
Merkeze yakın Sırçalı Mesire Yeri ise şelalesi, gezinti yolları, çocuk oyun alanları ve canlı alabalık sunan lokantalarıyla hafta sonu kaçamaklarının vazgeçilmezidir.
Tarihi Yapılar
- Karamanoğlu İbrahim Bey Camii (İçeriçumra): 13. yüzyıla uzanan, 1283 tarihli tamir kitabesi taşıyan ilçenin en önemli tarihi yapısı. Karamanoğlu Vakıf Camii ve Paşa Camii adlarıyla da bilinir.
- Karamanoğlu taş köprüleri: Çarşamba Çayı üzerindeki Dineksaray, Balçıkhisar, Tavşanköprü, Karaman, Seyithan ve Karkın köprülerinin bir bölümü bugün de kullanılmaktadır.
- Tarihi DSİ yapıları (1905): Sulama şebekesiyle birlikte inşa edilen beş Alman yapısı; biri misafirhane, dördü lojman olarak hizmet vermektedir.
- İstasyon Binası (1913): Haydarpaşa–Bağdat demiryoluyla ilçeden geçen ilk trenle birlikte Çumra'nın ilk binası olarak tarihe geçmiştir.
Kültür Mozaiği ve Mutfak
Balkan göçmenleri, yörükler, Türkmenler ve çevre ilçelerden gelenlerin oluşturduğu Çumra, kültürlerin uyum içinde kaynaştığı bir ilçedir. Bu zenginlik en çok sofrada hissedilir: dağ yöresine özgü etli bulgur pilavı ve arabaşı; ova köylerinin paparası, sacarası, mantısı ve höşmerimi; Türkmenlerin şirlisi ve yörüklerin kakacı beğeniyle yaşatılmaktadır. Göçmen tezgâhlarında dokunan pamuklu iç gömlekleri, ipek ve kadifeden bindallı ve cepkenler ise ilçenin el sanatları mirasını oluşturur.
Çumra'ya bağlı yörük köylerinin buluşma noktası olan Lille Mevkii'nde her yıl Mayıs ayında düzenlenen üç günlük şölen; yurt içinden ve yurt dışından gelen yörükleri bir araya getirerek dayanışmayı ve aile bağlarını güçlendirir.